12 Ocak 2010 Salı

Günler Akıp Giderken

Blog yazmak istiyorum ama hakkında yazacak bir şeyim yok. MSN'e girmek de içimden gelmiyor pek.

Deli gibi shoujo manga okuyorum şu günlerde... Çok mutluyum bu yüzden. Kafamı süper dağıtıyor. Ayrıca Huma Destanı da okuyorum ki o da müthiş. Bir de Chuck'ın üçüncü sezonunun ilk iki bölümünü izledim. Mutluyum. Devamlı okuyor ve izliyorum.

Bir de müzik dinliyorum. Gerçi birkaç gündür sadece Salyu - Halfway şarkısını ve Şebnem Ferah'ın yeni albümünü dinliyorum.

Bir de Kara diye bir K-Pop grubu var. Onu dinliyorum. Bir bünye hem Within Temptation, hem Kara nasıl sever bilmiyorum ama kişilik bölünmesinden iyidir.
Kara çok şeker bir grup ya. Özellikle Gyuri'yi çok seviyorum. Nicole da çok taş. Seung Yeon çok tatlı. Ji Young sevimli ötesi. Hara da eh işte. Sırıtmıyor aralarında ama en az sevdiğim o. Hehe. :D
Derslerde uyumaya yine başladım. Kabus da görüyorum her gün hâlâ.

Gördüğüm güzel bir rüya vardı geçende. Flashforward gibiydi resmen. Bryce gibi onu yaşamak için yaşayacağım sanırım.

Hİİİİİİİİİ! Ben Doludizgin Yıllar'ın yeni sezonunu hiç izlemiyorum artık. İlk bölümü izledim bir. O da elimden kayıp gitmiş de şimdi fark ettim. Neyse...

MASAKI OKADA VAR YA! Ölüyorum işte onun için. :D Jim de hâlâ var ama Masaki Okada apayrı. Çünkü bir de 89'lu. Çok yakın hissettim kendime. Canım.

Halfway izledim. Hoş filmdi. Masaki oynuyordu zaten.

Hayır Alp, hâlâ Leverage izlemedim ama bugün yarın izlemeyi planlıyorum.

Öyle işte...

2 yorum:

LustForBlood dedi ki...

Aynen ben de kendimi anlayamıyorum bazen :D Yeri geldiği zaman J-pop başka bir zaman death metal (!) bazen de klasik müzik. Her tür müzik dinliyoruz da bu iyi mi kötü mü bilemiyorum :D

OyQ dedi ki...

He evet klasik müzik de var! :D Çok yönlüyüz işte ne yapalım. :P Hehe. :D