20 Aralık 2010 Pazartesi

Blondies

Beni yakından tanıyan insanlar sarışın erkeklere olan ilgimden haberdardır mutlaka. Hele de renkli gözlülerse bakmaktan alıkoyamam kendimi.
Şu sıralar izlediğim tüm dizilerde sarışın erkekler olduğu için (evet Kore dizilerinden biraz uzaklaştım) kafamda tüm beğendiğim sarışın erkekler dolaşmaya başladı. Çok boş bir iş olduğunun farkındayım ama uğraşacak bir iş arıyorum ve şimdi oturup beğendiğim sarışın ünlülerin listesini yapacağım. Emin olun atlamak zorunda kaldığım bir sürü olacak, çünkü sarışın sevdam beş-altı yaşlarıma kadar iniyor. Bu yüzden en belirgin olanları koyacağım listeye. xD

Macaulay Culkin
Hatırlayabildiğim ilk aşık olduğum sarışın Macauley Culkin'di. Pek çok kişinin aksine ben onu Evde Tek Başına'dan değil My Girl (Kız Arkadaşım veya çoğu kişinin bildiği şekilde: çocuğu arı sokan film) ve Richie Rich filmlerinden tanıyordum. Macauley Culkin aşkı kısa sürdü ama My Girl'ün etkileri hâlâ devam etmekte. Ayrıca şu anki halini de hiç beğenmediğimi eklemeliyim.

Leonardo DiCaprio
Altı yaşında Titanic'i ilk izlediğimde beni çok etkilediğini itiraf etmeliyim. Zaten o dönemde Titanic'i izleyip de Leonardo DiCaprio'ya aşık olmayan bir genç kız yoktu. Ben biraz fazla genç kaçıyordum o kadar. Ama cidden çok seviyordum o zamanlar. Günlüğümde onun TV'de yayınlanacak filmlerini nasıl dört gözle beklediğimden falan bahsetmişim. Duvarımdaki devasa Titanic afişindeki resmini de her akşam uyumadan önce öperdim. Ve dört bir yana Cake yazdığımı hatırlıyorum. (Altı yaşında ve hiçbir şekilde İngilizce ile alakası olmayan bir kız olarak "Cek" yazmadığıma şükredin. Gerçi kulağa kekten daha güzel geliyor ama...)

Wesley Barker
Ahh işte bu listeye girmiş girecek tüm sarışınlar arasındaki en büyük aşkım. (Bir tane daha var ama onun adını bilmediğim için listeye koyamayacağım. O yüzden bu tek en büyük.) Ciddi anlamda aşıktım bu çocuğa. İstanbul'da halamlarda kaldığımızda Fox Kids'teki Big Bad Beetleborgs dizisinde onu görmüş ve direkt vurulmuştum. İstanbul'da geçen koca bir yazın tamamını dışarda gezmek yerine TV başında Wesley beklemekle geçirdiğimi söylememe gerek yok sanırım. Samsun'a döndüğümüzde aylarca Digitürk için babamın başının etini yemem de bu yüzden. Digitürk'ün bağlattığımız ay dizi yayından yeni kalkmıştı. 10 yaşındaki Küçük Öykü'nün kalbinin kırılma sesini siz de duydunuz, değil mi? Ama hikâye burada bitmiyor. 16 yaşında kazık kadar bir kızken aklıma düştü bu sarışın delikanlı. Acaba ne yapıyordu? Hâlâ dizilerde oynuyor muydu? Big Bad Beetleborgs adını hatırlamak epey zor olmuştu altı yıldan sonra ama gerisi çorap söküğü gibi geldi. Sonrasında pek fazla yerde gözükmeyen Wesley'in MySpace'ine kadar bulmuştum. (Birkaç dizide konuk oyuncu olmuştu ve o bölümleri de indirip, Wesley arşivi yapmıştım. Evet iki sene önce! Gelmeyin üstüme. xD) Benden 8 yaş büyük olması büyük bir şok olmuştu. MySpace profilinde sevgilisinin ona yazdığı mesajları da görünce aşkımı kalbime gömmeye karar verdim. xD Arada bir yeni bir yerlerde görünmüş mü diye kontrol ediyorum ama... xD

David Anders
Hayatımda ilk defa bir kötü karakteri sevmeme neden olan insandır bu. Alias'taki Julian Sark benim tüm o "İyiler süperdir, kötüler iğrençtir!" diye düşünen saf halimi götürüp "Kötüler de süper olabiliyormuş," dememi sağlamıştır. O masum bakışı ve elindeki pompalı tüfeğiyle günün ortasında, insanların içinde nasıl da öldürmüştü o adamı. Yerim onu. Heroes'da da epey oynamış. Bir ara onun olduğu bölümleri izleyeceğim mutlaka.

Michael Vartan
Yine Alias'tan bir yakışıklı geliyoooor. Michael Vartan! Ya da Alias'taki adıyla Michael Vaughn. Beyaz atlı CIA ajanım benim. Erkeklerdeki kazak ve sweatshirt saplantımın nedeni de tamamen bu adamdır! Şu üstündeki gibi ince siyah/lacivert kazaklar, sweatshirtler falan giyip duruyordu dizide. (Takım elbise giymediği zamanlarda.) Ve çok yakışıyordu! Gerçekte de Jennifer Garner ile evlenmesini falan isterdim. Ama Jennifer Garner onu Ben Affleck için terk etti. Kader...

Jason Dohring
Soyadı için her seferinde IMDB'ye bakmam gerekse de son zamanlarda en beğendiğim sarışınlardan biri Jason *resmin üstüne bakar* Dohring. 11. sınıftan 12. sınıfa geçtiğim yaz CNBC-e'ye epey merak sarmıştım ve o yaz Terminator: The Sarah Connor Chronicles ile Moonlight favori dizilerim olmuştu. Ve Jason Dohring, Moonlight'taki Josef isimli vampiri canlandırıyordu. Zevk düşkünü, bol para sahibi, keyfince kan içmekten çekinmeyen bir vampirdi. Yani mükemmeldi! Ne yazık ki dizi bir sezon sürdü. O da 16 bölüm... Ve Josef de esas vampir değil, onun arkadaşıydı. Yani çok da göz önünde değildi. Geçen gün Veronica Mars'a başladığımda onu görmek çok harika bir sürpriz ve Veronica Mars'ı gözümü kırpmadan izlemem için bir neden oldu.

Evet, aklıma gelen sarışınlar bunlar. Küçüklük aşklarımdan bir de Kevin Zegers var (o basketbol oynayan Buddy isimli köpeğin olduğu filmdeki çocuk) ama o daha çok kumral, o yüzden onu eklemedim. Bu yazı açıp açıp bakacağım cinsten bir şey oldu. Saat 2:30 oldu, artık yatsam iyi olacak. Rüyamda bol sarışın göreceğim bu gidişle...

2 yorum:

hydnydbryl dedi ki...

macaulay culkin'i cocukken cok sallamazdım ne zaman ki buyudum asık oldum. evet simdiki haline, çok değişik cok hos bi suratı var. ve ilginç bir sekilde begendiğim tek sarısın erkek kendisi. will&grace'de cok cocuksu ve masum gorunuyordu (23 yasındaydı ve seytan bir avukatı canlandırıyordu) saved'de cok tatlı, party monster'da cok ilginçti, keske daha cok filmde cıksa. uyusturucu mudur alkol mudur ne haltsa problemi bıraksa artık. daha cocukken bile cok cok iyi bir oyuncuydu (bkz: the good son) neden su yasında serserilik yapıyor anlamıyorum. seviyorum, ozluyorum, opuyoruum kendisini. ordek dudaklı bahtsızım benim :((

OyQ dedi ki...

Bu yorumunu bu kadar geç gördüğüme çok üzüldüm. Muhtemelen cevabımı göremeyeceksin. :D Gerçi çok ilginç bir şey yazacağımdan değil de olsun.
Macaulay Culkin kendine epey yazık etti. Gerçi öyle bir dünyaya o kadar genç yaşta girip de sağlıklı büyüyen de pek görmedim. Pek filmini izlemedim ama oyunculuğu hatırladıklarım kadarıyla hiç de fena değildi. Güzel olurdu kendini toparlasa. :D